reklam
reklam
SanalGazeteci.Net
reklam
Prof.Dr. Burhan Engin

ÜRTİKER (KURDEŞEN) NEDİR? , TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

ÜRTİKER (KURDEŞEN) NEDİR? , TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
Bu haber 15 Mayıs 2018 - 0:08 'de eklendi ve 15.695 views kez görüntülendi.
reklam

Ürtiker (kurdeşen), vücudun çeşitli bölgelerinde yerleşen kaşıntılı ve kızarık kabarıklıklarla karakterize
bir deri hastalığıdır. İnsanların yaklaşık %20’si yaşamlarında en az bir kez ürtiker atağı geçirmektedir.
Altı haftadan kısa süren olgular akut, altı haftayı geçenler kronik spontan ürtiker olarak adlandırılır.
Akut ürtiker genellikle gençlerde, kronik ürtiker ise daha çok orta yaşlı kadınlarda görülür. Hastalığın
fiziksel etkenlerle tetiklenen solar ürtiker (güneş ışığına bağlı), akuajenik ürtiker (suya bağlı), basınç
ürtikeri, soğuk ürtikeri gibi alt tipleri vardır.

ÜRTİKER NEDENLERİ
Ürtiker, mast hücrelerinden histamin adı verilen maddenin salınımı sonucu meydana gelmektedir. Bu
durumu bazı ilaçlar, yiyecekler, enfeksiyonlar, böcek sokması, egzersiz, deriye basınç uygulanması,
stres gibi faktörler tetikleyebilmektedir. Hastaların çoğunda ise ürtikerin açığa çıkmasına yol açan
neden bulunamaz.

ÜRTİKER BELİRTİLERİ
Ürtiker lezyonları, vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan deriden kabarık, kaşıntılı, kızarık ve
kaybolma özelliği gösteren plaklardır. Lezyonların büyüklüğü 1-2 mm’den 5-10 cm’e kadar değişebilir.
Plaklar birbirleri ile birleşerek büyük, düzensiz görünümde seyredebilirler. Lezyonlar 24-48 saat
içerisinde genellikle iz bırakmadan kaybolur. Daha sonra farklı yerlerde yeni lezyonlar oluşabilir.
Ürtiker lezyonlarına bazen anjiyoödem adı verilen göz kapaklarında, dudaklarda, dilde şişme de eşlik
edebilir.

ÜRTİKER TANISI
Ürtiker tanısı, hastanın öyküsü ve hekimin fizik muayene bulgularına dayanarak konulur. Hastalığı
belirleyecek özel bir laboratuvar testi yoktur. Gerekli durumlarda tetikleyici faktörlere yönelik testler
yapılabilir.

ÜRTİKER TEDAVİSİ
Ürtiker tedavisinde öncelikle hastalığı tetikleyici ajanlar tespit edilmiş ise bunlardan kaçınılması
gerekir. Özellikle ağrı kesiciler, soğuk algınlığı ilaçları, antibiyotikler, alkol, sıkı giysiler, aşırı sıcak
veya soğuk bu tetikleyicilerin başlıcalarıdır. Akut ürtikere anjiyoödemin eşlik ettiği durumlarda dilde-
boğazda şişme, nefes darlığı gibi belirtiler varsa anafilaktik şok gelişme ihtimaline karşın acilen bir
sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Antihistaminikler: Ürtiker olgularında ilk tedavi seçeneği, antihistaminik ilaçların kullanımıdır.
Genellikle günde tek doz olarak kullanılır. Tek doz ile yeterli yanıt sağlanamadığı durumlarda ilaç dozu doktor tarafından arttırılabilir, mevcut ilaç başka bir antihistaminik ile değiştirilebilir veya beraber
kullanılabilir. Antihistaminikler birinci kuşak ve ikinci kuşak olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci kuşak
antihistaminikler uyku hali yaparlar. Tedavide genel olarak ikinci kuşak ilaçlar tercih edilirken;
hastalığın uyku bozukluğuna yol açtığı ya da stresle tetiklendiği olgularda birinci kuşak ilaçlar tercih
edilir.
Sistemik Kortikosteroidler: Antihistaminiklere yanıt alınamadığı durumlarda veya hastalığın şiddetli
olduğu durumlarda alevlenme dönemini baskılamak için kısa süreli olarak kullanılırlar. Hastalık
iyileştikçe ilaç dozu doktor tarafından azaltılarak kesilir. Uzun süreli kullanımda kan şekeri yüksekliği,
tansiyon yüksekliği, göz tansiyonu yüksekliği, katarakt gibi yan etkilere neden olabilir.
Siklosporin: Antihistaminiklere yanıt vermeyen hastalarda tercih edilebilecek bir ilaçtır. Yan etkileri
nedeniyle belli aralıklarla kan tetkiki ve tansiyon ölçümü yapılmalıdır.
Omalizumab: Son zamanlarda ürtiker tedavisinde kullanılmaya başlanan bu ilaç, yüksek doz
antihistaminiklere yanıt vermeyen kronik ürtiker hastalarında iyi bir seçenektir. Temel olarak Fakülte
hastanelerinin Dermatoloji Bölümlerinde raporla yazılmaktadır. Aylık enjeksiyonlar şeklinde kullanılır.
Hastanın ihtiyacına göre beraberinde antihistaminikler de kullanılabilir. Şu ana kadar belirlenmiş ciddi
bir yan etkisi yoktur.
Diğer Tedaviler: Dapson, lökotrien resptör antagonistleri, sülfasalazin, intravenöz immunglobülin gibi
ilaçlar ile fototerapi, plazmaferez gibi tedavi yöntemleri dirençli hastalarda kullanılabilir.

ÜRTİKERİN SEYRİ
Ürtikere yol açan faktör belirlenip maruziyet önlendiği takdirde ürtiker ataklarının önüne geçilebilir.
Ancak kronik ürtikerde çoğu zaman neden belli değildir ve bu olgular idiyopatik kabul edilir. Kronik
spontan ürtiker uzun süreli devam edebilir, bu nedenle hastalığı baskılamak için düzenli tedavi gerekir.

Prof. Dr. Burhan Engin
İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim dalı
İrtibat & Randevu  Tel: 212 414 31 20

reklam " alt="reklam" width="670" height="250"/>
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
mynet sohbet - kırtasiye - dolma kalem - alem sohbet - cinsel sohbet - sohbet - sohbet